Dört adamı al, koy bir hücreye. Dışarıyla ilişkilerini de kes. Bir süre sonra, kendiliğinden bir denge oluşur mu aralarında? Oluşur. Sonra, birin al, her gün bir saat süreyle döv, bırak yine hücreye. On gün boyu sürdür bunu. Ne olur diğerlerinin tepkisi? Önce kızgınlık, acıma, sonra şükür. Sonra, onbirinci gün o üçünü de al dışarı, [...]
Sunay Demircan
Bir yanda yapmak zorunda kaldıkların, diğer yanda yapmayı istediklerin ve arada, gittikçe açılan boşlukta, dibe doğru süzülen sen. Modern insanın trajedisi bu mu? İnsanlar, önlerine konulan kurguyu 'hayat' diye bildiklerinden, o kurgunun içinde kendileri için tanımlanmış rollerin dışına çıkamıyorlar. Zamanla insan, gardiyanı da, savcısı da, yargıcı da, mahkümu da kendisi olduğu [...]
İnsan evladının kan sevdası nereden geliyor? Neden kan dökmeye, döktürmeye, dökeni izlemeye, izleyip izleyip gevremeye meraklıyız? Hele bir bakalım. Latincede, terra sözcüğü yer – toprak demek. Terör ile bir ilişkisi olur mu acaba? Terror –terreur – terrere – terre – terra Kan ve toprak, sözcük kökenleri bakımından akrabalar. İlk insan Adem/Adam/Ad-aw-mah/aw-dom/aw-dam İbranice’de [...]
Babam 91 yaşına geldi, unutkanlık var ama muhakeme ve fizik kondisyon mükemmeldir. Geçmiş deneyimlerinden gelen en süzülmüş bilgisi: "Anadolu halkı, insan kazıklamayı fazilet sayar" şeklindedir. Hava da güzel, haydi gidelim hamsi yiyelim [...]
Dün bizim Selim geldi, dertli. Kahramanını kaybetmiş. "Düşmüştür" dedim, ağlamaya başladı. Baktım sidiklinin boyu 10 santim kısaldı. La havle. "Ulan oğlum, o kahraman zaten 'düş müştür' demek istedim. Aaaa... zır da zırrr, ağlıyor oğlan. O koca [...]
Sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı? Günlerden bir gün, sanki desem dün. Masaya bir sivrisinek kondu. Hokka burun, kalem dudaklı. Elinde ispirtolu pamuk, niyet belli, sokacak. Önümdeki bardağı kapattım tepesine. Hiç kıpırdamadan bekledi. "Alçak, rezil, [...]
Uçağa oturdum, biraz sonra yan koltuğun sahibi geldi. Ben diyeyim iki metre, siz deyin üç. Amanııın, bu nasıl bir boy arkadaş? İplik gibi bir gövde üstüne, bir baş oturtmuş yaradan. Hani, yumurta şeklinde bir [...]
Yedi, sekiz yıl önceydi, 70 kadar ağaç (dişbudak) fidanı diktik bahçeye. Baktım fidanların dibinde, topraktan minik minik, yeşil yapraklar çıkıyor. Anasının rahminden yavaş yavaş baş çıkartan bebek gibiydiler. Işıkla buluşunca, [...]
Monchi yere bağdaş kurmuş, avucunun içiyle önündeki kumları düzeltiyor. Eli, uyuyan bir bebeğin teninde gezinir gibi dolaşıyor kumlarda. Ağır, ağır… – Neden o kadar ağır ve hassassın? – Her bir kum tanesiyle tanışmak için. – [...]
Herkesin bir kırılma noktası var. Uzaktan bakınca, sanki farklı farklı. Ama, aslında, hepsi aynı. Benim milletim, benim dinim, benim peygamberim, benim liderim, benim ideolojim, benim sevgilim, benim vatanım, benim keyfim, benim refahım, [...]